Kendirli Derneği - Ay'ın Yazısı


Kendirli Derneği KENDER
Dernek Sitemize Hoşgeldiniz
Sitemiz Güncel Haberleriyle Hizmetinizde
Dernek Sitemize Üye Olmak İçin Tıklayın

Kapat

Ali AKYILDIRIM
DÜNYA EKONOMİK FORUMU 2009
       İsviçre Alplerinin eteklerindeki küçük bir kasabada, Davos'ta 1971 yılından beri her yıl düzenlenen zirveden kuşkusuz en akılda kalıcı ve etki bırakan bu yıl düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu 2009, "Gazze - Orta Doğu Barışı'nın Durumu" oldu. Zihinlerden kolay kolay atamayacağımız ve Türkiye'miz için de önemli etkiler bırakan bu zirveden edindiğim birkaç hususu belirtmek isterim.

Zirve'de konuşan Türkiye Cumhuriyeti başbakan'ı Recep Tayyip Erdoğan'ın 1. turda yaptığı konuşma Filistin sorununu özellikle de Gazze dramını objektif olarak ortaya koydu ve Türkiye'nin ve Dünya'nın birçok ülkesindeki halkın çoğunluğunun hissiyatına ses oldu. Ne HAMAS'ın avukatlığını yaptı ne de olayın bir tarafı gibi konuştu. Hatta HAMAS'ın hareketlerini kontrol altına almasını ve yaptığı yanlışları düzeltmesi gerektiğini dile getirdi. Söz Shimon Peres'e geldiğinde gerçekten ağzım açık kaldı. Programı canlı yayında izlerken Shimon Peres'in sarfettiği cümleler ve Recep Tayyip Erdoğan'ın şahsına dönüp el işaretleri kullanarak sesinin tonunu çoğu zaman yükselterek konuşması beni şaşkınlığa çevirdi. Sorumlu bir cumhurbaşkanı gibi değil sıradan bir İsrail propagandisti gibi hareket etti. Diğer katılımcılar sanki orada yokmuş gibi, sorunun Türkiye - İsrail arasında bir sorun olduğu adeta tek taraflı bir söz düellosuna dönüştüğü hissiyatına kapıldım bir an. Shimon Peres'in sarfettiği cümleler yabana atılacak türden değildi. Mağdur duruma düşen sanki Filistin halkı değil de İsrail'di. Yalan yanlış bilgilerin havada uçuştuğu Peres'in konuşmasında geçen cümlelerden bazılarını hatırlayacak olursak;

"Filistinlilere ateş açmazsanız ateş olmaz dedik, ateşi başlatan biz değildik". - Halbuki anlaşmayı bozan tarafın her seferinde İsrail olduğunu bilmeyen yok.

“Gazze’den hergün 100 tane roket atılıyor. 1 milyon kişi sığınaklarda yaşıyor”. - Oysa Gazze’den İsrail’e atılan roketlerin sayısı günde 100 tane değil. Üstelik bu roketler sırasında ölen İsrailli sayısı toplam 21. diğer yandan Gazze’de 1300 sivil öldü.

“Gazze’de açlık yoktu. Biz oradan çekilmiştik. Ve oraya yardım ediyorduk.”. - BM’nin raporuna göre Gazze’de açlık “çöplerden yemek toplama” noktasına gelmişti.

"2005'den beri süren ambargoyu inkar ederek “biz oradan çekilmiştik niye ateş açtılar” diyordu. “Onlara yakıt gönderdik, su gönderdik, Arap doktorlar gönderdik”. - Bu sözleri herhalde “bombalar gönderdik” sözlerinin yerine yanlışlıkla kullandı.

Shimon Peres tarafından o denli bir propoganda yapılıyordu ki, neredeyse İsrailliler'in durumuna acıyacak ve onlara hak verecektim. Filistinlileri barbarlıkla suçlayacaktım. Bunun insanlık adına kabul edilebilir olamayacağını düşünecektim. Ama gerçekleri yıllardır bildiğim ve gördüğüm için etkisinde kalmam uzun sürmedi. Tam bu esnada acaba sayın başbakan'ın bu sözlere nasıl bir tepki vereceğini düşünüyordum. Zira, sesiyle beden diliyle ve kullandığı süre ile ve de zaman zaman başbakana dönerek yaptığı tonlama ile büyük bir saygısızlık örneği sergilemişti Peres. Bu saygısızlık Tayyip beyin şahsına değil onun şahsında devletimize ve milletimize karşı yapılmış bir saygısızlıktı. Bu saygısızlığa cevap vermek için zorla söz alan başbakanın sözünü kesme çabaları ve moderatörün eliyle, başbakanın omuzuna dokunarak yaptığı terbiyesizlik bardağı taşıran son damla oldu. Güç bela söz alan Erdoğan'ın kararlı bir tonla cevap vermek istemesi ve kullandığı yerinde cümleleri ile adeta Peres'i ve taraftarlarını utandırmış ve tüm dünya'ya temsili olarak "Uysal Koyun" olmadığımızı göstermiş oldu. Başbakan'ın bu denli kararlı, doğru zamanda, yerinde, hızlı, cesur ve sonuç veren tepkileriyle bir anda dünya'nın sadece ekranlardan izlediği bir gerçeği bu kadar anlaşılır ve üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir konu haline getirdi. Eğer orada kalıp sessiz bir tavır sergileseydi ben dahil herkes onu sessizliği için eleştirecektik. Tıpkı muhalefetin tam da seçim zamanı kendi siyasi çıkarlarını korumak adına başbakanın bu tutumunu acımasızca eleştirip, siyasi rant sağlamayı amaçladığı gibi. Ancak, Peres'in daha sonra başbakan'ı arayıp özür dilemesi Erdoğan'ın tavrının ne kadar yerinde ve doğru olduğunu hatta yıllardır geç kalınmış bir tavır olduğunu muhalefetin aksine göstermiş oldu.

Sayın Erdoğan'ın İsrailliler veya Yahudiler ile kişisel bir problemi olmamıştır. Başbakan daha önce yaptığı bir vurguyu, “anti-semitizm”e karşı olduğunu Davos'ta açık bir şekilde belirtmiştir. Dolayısıyla ortada orantısız, haksız bir güç kullanımı olduğunu ve sivillerin ölümüne yol açan bu barbarlığa bir son verilmesinin gerekliliğini dile getirmiştir.

Antisemitizm = [(Yahudi karşıtlığı, Yahudi düşmanlığı), Yahudilik dinine, ırkına, kültürüne veya milletine karşı duyulan düşmanlık]

Her ne kadar politikalarını çoğu zaman eleştirdiğim Tayyip Erdoğan bu ülkenin başbakanı olarak koyduğu tavır ile gerekeni yapmış ve onurlu bir duruş sergilemiştir.

Üç hafta boyunca dünyanın gözü önünde Gazze'yi bombalayan İsrail yönetiminin zulmünü bir kenara bırakıp Tayyip Bey'in çıkışlarını eleştirenler acaba kimin avukatlığını yapıyorlar..? Onu da çok merak ediyorum.

BAŞBAKAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN'IN FORUMDAKİ SON SÖZLERİ




Yazan: Ali AKYILDIRIM 01.02.2009 Pazar
(Kaynağını belirtmek koşulu ile yazıları serbestçe paylaşabilirsiniz.)



          
Ay'ın Yazısı Bölümüne Yazı Göndermek İçin Tıklayın.

<<< ARŞİV'E GİT >>>            <<< ARŞİV'E GİT >>>            <<< ARŞİV'E GİT >>>            <<< ARŞİV'E GİT >>>
Üye Olun | Javascript | Kur'an Ziyafeti | Müzik MP3 | Misafir | Linkler | Dini MP3 | Resimler | Oyunlar | Duyurular

Ana Sayfaya DÖN